Ana Sayfa / FORUM / Mevlüt Bozkur yazdı, Gaffar Okan cinayeti

Mevlüt Bozkur yazdı, Gaffar Okan cinayeti

90’lı yılların tortusunu üzerinden atmaya çalışan 2000’lerin ilk yılında Diyarbakır’da yaşanan Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okan cinayetinin üzerinden 20 yıl geçti. Cinayet ile ilgili karanlık perdenin aralandığını, cinayetin aydınlatıldığını ve sorumluların cezalandırıldığını kim iddia edebilir.

Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okan’ı yakından görme şansım Kürt yazar Mahmut Baksi’nin cenaze töreninde oldu. Şehitlik mezarlığında günler öncesinden yapılan hazırlıklar sonrası Kürt yazar Mahmut Baksi vasiyeti üzerine Diyarbakır’a gömülecekti. 4 Ocak 2001 günü cenazenin getirildiği Diyarbakır’daki cenaze törenine onbinlerce kişi katılmıştı. Mezarlık yakınındaki camide dini vecibeleri yerine getirilirken, Emniyet Müdürlüğü olağanüstü önlemler almıştı.

Önlemleri bizzat yerinde organize eden, denetleyen Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okan caminin karşısındaki büfede duruyordu.

Daha dün gibi hatırlıyorum. Gazeteci olarak ben de cenaze törenini izliyordum. Gazeteci arkadaşlarımızdan ve o dönemin Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti başkanı olan Naci Sapan da orada idi. Gergin bir ortam vardı. Herkesin kafasında acaba bir provakasyon gelişir mi endişesi vardı. Küçük bir kıvılcım önü alınamaz gelişmeleri beraberinde getirebilirdi. İşte Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okan, devlet içinde çöreklenmiş o dönem ‘çete’ diye tabir edilen karanlık güçlerin olası bir provakasyon peşinde olabileceklerinden hareketle ‘Bak Naci ben burada olmasam o… çocukları burayı kan gölüne çevirir’ diye endişelerini dile getiriyordu. Yine cenaze camiye getirilirken, elindeki çay bardağını masaya bırakarak ve birden ayağa kalkarak, ‘Kalkın Başkan’ın arkadaşına saygı duralım, görevimizi yerine getirelim’ diyordu.

Bizzat Gaffar Okan’ın inisiyatif alması ve sıkı güvenlik tedbirlerini uygulaması ile o gün herhangi bir provokasyonun gelişmediğini söylesem abartı olmaz.

Okan’ın o sözleri aklımdan hiç çıkmadı. Ta ki cenaze töreninden sadece 19 gün sonrasına kadar.

Tarih 24 Ocak 2001

Diyarbakır’da gün olağan haliyle bitmiş, herkes evine çekilmişti. Gazete bürosunda o gün nöbetçi olarak kaldığımı anımsıyorum. Akşam saatlerinde yoğun silah sesleri gelmeye başladı. Silah seslerinin ardından kent adeta boşalmış,  güvenlik güçleri dışında herkes evine çekilmişti.

Şehitlik semtinde çatışma olduğu haberleri yayılıyordu.

Bir süre sonra saldırının Emniyet Müdürü Gaffar Okan ve koruma ekibine yapıldığını öğrendik. Akla gelen saldırının PKK tarafından yapıldığı ihtimaliydi.

Saldırı sonrası dile getirilenler korkunçtu. Her iki taraftan ölü ve yaralılar olduğu, yaralıların bir kısmının askeri araçla bölgeden uzaklaştırıldığı, bir kısmının ambulanslarla Fakülteye kaldırıldığı bildiriliyordu.

Bir süre sonra Hizbullah isminin dillendirildiği, saldırının Hizbullah tarafından yapıldığı söylenmeye başlandı.

O dönemi yakından bilenler PKK’nin böylesi bir saldırı yapma olasılığının olmadığını, Hizbullah’ın ise buna gücünün olamayacağını bilirdi.

Yaralıların kaldırıldığı hastanede hiçbir gazeteci ile konuşmalarına izin verilmedi.

Gaffar Okan’ın koruma ekibinde bulunanları bizzat Ankara’dan özel olarak getirttiği konuşuluyordu. Saldırı Gaffar Okan ve bu özel koruma ekibine yapılmıştı.

24 Ocak 2001 tarihinde gerçekleşen saldırı hala gizemini koruyor.

Ali Gaffar Okan alışılagelen Emniyet Müdürlerinin hiçbirine benzemiyordu. Halkla içiçe oluşu, suçlu ile suçsuzu birbirinden ayıran özelliği vardı. Toplumu, Diyarbakır’da yaşayan tüm insanları suçlu görme, düşman görme özelliği yoktu. Genel olarak insanları kazanma, karşı tarafı eksiltme politikalarını uygulardı. Uygulamaları ile ‘farklı’lığı kent genelinde konuşuluyor, eski vali Doğan Hatipoğlu ile özdeşleştiriliyordu.

Doğan Hatipoğlu Diyarbakır’a atanan Valiler içerisinden en sevilen Vali unvanını Diyarbakır Havaalanından giderken hem kendisinin ağlaması, hem de geride kalanların ağlamaları ile sona ermişti.

Ali Gaffar Okan cinayeti sonrası da benzer sahneler oldu. Diyarbakır’da onun için daha doğrusu ilk kez bir Emniyet Müdürü için gözyaşı döken insanlar oldu.

Günümüzde bile ister Diyarbakır’da olsun ister başka başka kentlerde olsun Gaffar Okan resmini taşıyan arabalara dikkat edin onların Diyarbakırlı olduklarını göreceksiniz.

Ben kişisel olarak bu cinayeti ‘devletin içinde nemalanan’ karanlık güçlerinin en has, en profesyonel ve halkçı Emniyet Müdürünü, evladını katletmesi olarak değerlendiriyorum.

Ve saldırıdan yaralı olarak kurtulanların bir gün konuşarak ‘Gaffar Okan’a ve diğer arkadaşlarına olan ‘vefa borçlarını’ ödemelerini bekliyorum.

PAYLAŞIN
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Hakkında admin

Tekrar kontrol edin

Akdeniz Belediyesi çalışıyor

Akdeniz Belediyesi; uzman sosyolog ve psikologların da katılımıyla; kadınlar, yaşlılar, engelliler, gençler ve çocuklara ulaşarak, ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir